|
|
June 04
Tamı tamına
dakika
saniyedir space sayfamdasınız.
İnşallah,
daha uzun süre kalırsınız
ve
umarım beğenirsiniz.

1101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010 0101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010101010
|
|
|
|
|
AZİZ & SAĞLAM
AZİZ
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
April 11
ATATÜRK DÜŞMANLARI BU SİZE
Esir İken Mümkün mü İbadet
Yatıp Kalkıp Atatürk'e Dua Et
Senin Gibi Dürzülerin Yüzünden
Dininden de soğuyacak Bu Millet
İşgaldeki Hali Sakın Unutma
Atatürk'e Dil Uzatman Gereksiz
Sen Anandan Yine Doğardın Amma
Baban Kim Olurdu Bilemezdin
ŞEREFSİZ February 24
Şuana kadar siteme giren kişi sayısı...




|
|
Bu kelime topluluklarını defalarca senin için ama yalnız senin için tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdiğimden beri artık çevremdeki her şey gözüme daha güzel daha hoş ve de daha ümit verici gelmeye başladı çünkü onlar bana seni hatırlatıyor...
Dağlar gibi sende içimde çok büyük tutunulması zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende içimde ulaşılması zorsun. Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında; işte o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN...
Su gibi berraksın ama içimdekileri de alıp götürüyorsun,yol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok... Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyememl ki seninle ölüme bile varım..!
Sensiz geçen bir gün değil bir salise bile düşünemez oldum. Sen benim; benliğim, varlığım, hayatım, geleceğim, çılgınlığım, sevincim, mükemmelim, sevdiceğim kısacası her şeyim her şeyimsin...
Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur. Aldığım nefes içtiğim su yürüdüğüm yol her şeyde sen ve senden izler var.
Seni seviyorum ,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum... |
|
|
|
|
Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye, boş denizin koynuna sığındılar. Denizlere el açtım bir merhamet dilendim, yağmurlara karıştılar. Yağmur bekledim baharları gönül ateşime bir damla düşmediler.
Yangınım işte
Kelimelerim yorgun düştü eğik başlı cümlelerin arasına mısralarım, ritim tutturamadı, katılamadı şiir kervanına. Çöl gecelerinde yıldızlara mecnu'nu soran Leyla gibi şaşkınım.
Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde, bülbül konmuş dalına,bana ne. Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok. Seni getirmedikleri için dargınım baharlara
Dargınım işte
Seni açmadığı için bahçeler kırgınım,.
Kırgınım işte!
Yinede kapındayım...
Aziz Sağlam |
|
|
Yalnız / Bir Hüzün Alabilirim
Özlemlere doluyum Ağlamaklara dolu Ayrılıklara kapalı.... Yokluğuna açılacak Takati yok perdelerimin. Yeni hüzünlere Çoktan kapattım kapıları. Sayısını unuttum / gitmelerinin Tekrar gitmek üzere / bana dönmelerinin. Söyle! Ben şu üç günlük ömre Daha kaç ayrılık sığdırabilirim ! Söyledim ya / doluyum Sattım ömrümün tüm koltuklarını Her gece kapalı gişe. Ama / sen Gelmeyeceksen eğer, (Bir tek ona yerim var) Yalnız bir hüzün alabilirim.
Kâmuran Esen
|
BİR SEN
Rüzgar, üstüne estiğinde duyarsın belki, Fırtınaya savurduğum sözcüklerimi, Bir gölün kenarında görürsün belki, Suda çözülmüş hayat resmimi. Güneşten ruhuma sinen gölgeler, Konuşuyor yerlere benim yerime, Yokluğun varlığımda ve neyleyim; Varlığım yokluğunda yaşıyorum öylesine, Öylesine dalıp dalıp gidiyorum ki; Ben bile tanımakta zorlanıyorum kendimi, Seni ezberlemekten kendimden az hatırlıyorum. Sen de unutmuşsan beni eğer, Bil ki sen dolusu bir ben batacak, Hüzün dağlarının arkasından. Seni beraber götürmüş olacağım. Artık olmayan benle olan hayalin; Artık yalnız böyle ikimiz, Artık bu türden bir benle sen kalırız, Sonsuzluğun ulu orta yerinde, Bir benle sen kalırız; Bir ben Bir sen Unutuluşta unutma o halde Bir sen hatırlasa yeter ben için.
|
|
</
Ay Işığında Dans Ediyorum Sen okyanus oldun; Ben nehir oldum, kavuşmak için sana, Çakıl taşları takıldı ayaklarıma. Ben yakamoz oldum; Sen yıkanan deniz kızı oldun, Yakamoz aydınlığında... Sen bulut oldun; Ben damla oldum her seferinde buharlaşıp, Döndüm tekrar sana. Sen ağaç oldun; Ben yaprak oldum, salındım rüzgarlarla, Ayaz geceler şahit gözyaşlarıma... Sen toprak oldun; Ben tohum oldum serildim toprağa, Güneş kavurdu kavurdukça. Sen sarp kayalık oldun; Ben nergis oldum, Kokum dağ boylarında... Sen Zeus oldun; Ben Prometheus olamadım oysa... Yüreğim kadar yakın, Düşlerim kadar uzak olan sevgiliye; Uçsuz bucaksız evrende Bir yerlerde varsın biliyorum Birgün ellerim dokunacak Yüreğim kafesinden çıkarak Karışacak çağlayanlara Biliyorum sen ve ben Aynı düşün içindeyiz. Sen beni ben seni arıyoruz. Kelebeklere baktığında Senin de gözlerin doluyor Düşündükçe, Güzelliklerini ve kısacık ömürlerini Dün gece yine aynı düşü paylaştık Atlayıp bir gemiye dünyayı dolaştık sevgili Yunusların çığlıklarıydı şarkımız Ve yıldızlar Ve ay parlıyordu üzerimizde Sen iç çekiyordun sevdiğim Çünkü Bu düşün sonunda Yine aynı dünyada Düşlerin kadar uzak Yüreğin kadar yakın olacaktım Ben de senden uzak olmanın acısını çekiyorum Yaşadıkça bu acıyı Seni daha çok seviyorum Biliyorum Birgün Düşlerim kadar uzak Yüreğim kadar yakın olmayacaksın. Yüreğimde ve elimi uzattığımda Dokunabileceğim kadar yakınımda olacaksın. Ansızın Çıkacaksın düşlerden Kapkara gözlerin bir ışık olup Sızacak geceme Gecem yıldız olacak gökyüzüne Okyanuslardan dağlardan Gelen rüzgar, Al beni Götür o uzak Diyarlara. Kaldırmıyor yüreğim bu ağırlığı; Kalbim, Ellerim, Kanıyor. Kalbim ellerimde Ellerim ise üşümekte. Dinle Rüzgarın şarkısını Ağıtlar yakar gibi sevdaya Ve yalnızlığa Kelimelerim ne kadar da çaresiz Nasıl da sessiz Boğazım düğümleniyor Sonra; Gözlerim nehir oluyor, Bulut oluyor, Ve sonra Uzun bir yolculuğa çıkıyor Düşüncelerim Parçalara ayrılıyorum Her parçam ayrı bir ülkede Sonra birden O aklımı alıp götüren müziğin sesi Ay ışığında dans ediyorum Yıldızlarla... Yakamozlar yanıyor Dalgalar vurdukça
Yusuf UYGAR
|
Seni seviyorum; Bahçede taze açmış bir gül, Umuda giden dümdüz bir yol gibi. Seni seviyorum; Hiç yazılmamış bembeyaz bir kağıt, Çaresizlikle söylenen içli bir ağıt gibi. Seni seviyorum; Hiç sönmeyecek hızlı bir ateş, Hiç batmayacak farklı bir güneş gibi. Seni seviyorum; Aşık kalplerdeki taze bir pırıltı, Seven gözlerdeki sıcak bir ışıltı gibi. Seni seviyorum; Hiç bitmesi istenmeyen güzel bir yaz, Sevmekten utanan mahcup bir genç kız gibi. Seni seviyorum; Çalmaktan yorulmayan eski bir saz, Bakmaktan usanmayan rengarenk bir göz gibi. Seni seviyorum; Boşlukta çınlayan tatlı bir ses, Sevgiyi anlatan ılık bir nefes gibi. Sana olan sevgim büyük; Sonsuzluğa giden upuzun bir yol, Her şeyi alıp götüren acımasız bir sel gibi...
|
|
Seni seviyorum, Çünkü, Seni anlatmak için mısralar yetmiyor. Düşünüyorum bir kış gecesi bunu yazarken, Acaba kaç şair onun güzelliğini anlatmak için Binlerce mısra yazdı.
Seni seviyorum, Çünkü, Senin gülümsemen güneşin doğuşu gibi, İnsana herşeyi unutturuyor, Sadece seyredip tadına varma hissi uyandırıyor.
Seni seviyorum, Çünkü, Bu kadar nedenden sonra bile Seni ne kadar sevdiğimi anlatamadım..
 February 22
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle, Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
Mademki benli hayat sana kafes kadar dar, Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
Hadi git, benden sana dilediğince izin, Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.
Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez, Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.
Her darbene tahammül edecektir bedenim, Gururum mani olur perişanıma benim.
Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne? Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
Hercai arılara meyhanedir çiçekler, Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!
Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin, Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.
Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet, Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!
Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan! Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!
Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm! Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.
Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum; Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ...
| January 15
Göz damlaların yanaklarına çizdiği ıslak patikalar seyrek seyrekti,
yalnızlığın acısını anlayasın,
dudaklarını okşayan tuzlu tanecikleri hisset..
Hisset ki daha güzel ağlayasın ...
Karanlık dünyam, dertler ve ben,
Aklımdaki tek düşüncem,
mutluluk ve sen ...
|